Canlı bir organizma gibidir şehir; bir kimliği, kişiliği hatta bir kaderi vardır. İnsanhayatındaki sevinçler, öfkeler, kırgınlıklar şehirlere sirayet eder; şehirlerin acıları, felaketleri,ihtişamı, heybeti de insanlara…
İbni Haldun’un dediği gibi “Şehirler insanlar gibi doğar, büyür ve ölür.” Sırası gelen;sevinçli hüzünlü, binlerce hatıra ile tarihin tozlu raflarında yerini alır. Ancak insan ruhundakisonsuzluk arzusu, hatırlanma isteği hep baki kalır.
Anadolu çanakları bu arzuyla ortaya çıkmıştır; şehirlerin yaşanmışlıklarını, hafızalardahep yer edecek öykülerini seramiğin büyülü dünyası ile buluşturmak için…
Her bir çanak Anodolu’nun eşsiz coğrafyasının, saklı zenginliğinin ifadesidir.Çanaklara konu olan her bölgenin yapılarındaki karakteristik özellikler, toprağın yapısı, yüzeyşekilleri ve bitki örtüsü özenle yansıtılmaya çalışılmıştır. Kapalı döküm tekniği kullanılarakhazırlanan her bir form, bisküvi pişirim, sırlı pişirim aşamalarından sonra ilkel (isli) pişirimtekniği ile son şeklini almıştır.
Beğeninize sunulan tasarımlar, uzun, meşakkatli ancak son derece heyecan verici biryolculuğun hikayesidir…